Ancak Finlandiya Nüfus Araştırma Enstitüsü'nde sosyolog ve demograf olarak 20 yıldan uzun süre çalışan Anna Rotkirch, bunun temelinde başka bir sebep olduğu görüşünde.
Avrupa ve Finlandiya'daki doğurganlık eğilimlerini inceleyen Rotkirch, sosyal kısırlığın “çocuklara bakışımızdaki derin değişimle” de ilişkili olduğunu savunuyor.
Finlandiya, dünyadaki en yüksek çocuksuzluk oranlarından birine sahip. Üstelik ülke, 90'ların ve 2000'lerin başında, azalan doğurganlıkla mücadele için geliştirdiği çocuk dostu politikalarla alkışlanıyordu.
Finlandiya’da yeni anne ve babalara uzun süreli ebeveyn izni hakkı sağlandı. Ana okulları pahalı değil, erkekler ve kadınlar da ev işlerinde daha eşit paya sahipler. Ancak 2010'dan bu yana ülkedeki doğum oranları neredeyse üçte bir oranında azaldı.