![]() |
Talat Atilla Böyle giderse CHP Özgür Beyi CB adayı, Mansur Beyi de hain ilan eder! Kör tuttuğunu! |
![]() |
Ersan Yıldız Harf tutulması |
![]() |
Mihriban Başlı Yorulunca hayat biter! |
![]() |
Adnan Küçük EKREM İMAMOĞLU’NUN TUTUKLANMASI BİR “YARGI DARBESİ” MİDİR? |
![]() |
Tuğba AYAN MASAL BU YA |
![]() |
Melike Topuk Açılmayan kalbin |
![]() |
Zahide Guliyeva DUR YOLCU |
![]() |
Cengiz Altınsoy Yenilmeyen tek şey yeniliktir |
![]() |
Kıvılcım Kalay Concorde Sendromu |
![]() |
Canan Sezgin GÖRMEDİĞİNE İNANIRSAN, İNANDIĞINI GÖRÜRSÜN! |
![]() |
Tuğrul Sarıtaş GAZETECİLİK, KİTAPLAR VE AŞK! |
![]() |
Tekin Öget ABD VE İSRAİL TERÖR ÖRGÜTLERİ ATEŞKESE UYMADI |
![]() |
Esra Süntar ŞEKİLDEN ŞEMALE PERSPEKTİF 'AŞK' |
![]() |
M. Kürşat Türker GÖLGESİNİ YİTİRENLER |
![]() |
Yalçın Toker SPOR YAZARLARI GENEL KURULUNDAYDIM.. |
![]() |
Haktan Kerem Ural ASGARİ ÜCRET, ASGARİ KÜLFETİ KARŞILAYACAK MI? |
Dün telefonuma gelen acı bir haberle sarsıldım.. 60 yıllık bir arkadaşım, dostum ve ablamın kızı olan yeğenim Seval’ın eşi Nezih Alkış’ı kaybetmiştik..
Haberi, Hürriyet Gazetesi, spor sayfasının manşetinde 8 sütunluk haber olarak vermiş. Mehmet Arslan bunu çok güzel yazmıştı..
“Nezih’imiz nur içinde yatsın!” diyerek, ben de yazıma başlıyorum.
BEN SPOR YAZARI İKEN isimli kitabımın 49. Sayfasında, Nezih Alkış’la ilgili satırlar yer alır.. Şimdi oradan bazı satırlar alıp aktaracağım:
“Benim Yeni Sabah gazetesinde spor yazarlığına başladığım 1950’li yıllarda, bir diğer Beyazıtlı da Nezih Alkış'tı.. Sonraki yıllarda Hürriyet gazetesi spor müdürü olan Nezih Alkış, Milliyet'te yetişti.. Orada efsânemiz olmuş iki ustanın yanında.. Namık Sevik rahmetliden ağırbaşlılığı, herkese saygılı olmayı, olayları serinkanlılıkla karşılamayı öğrendi. Öteki usta Necmi Tanyolaç'tan ise bunlarla taban tabana zıt olan hasletleri kaptı. Hırs, heyecan, ataklık meziyetlerini yâni..
Sonuçta iki ayrı kutuptaki hasletler birleşiminden, iyi bir gazetecide bulunması gereken bütün meziyetleri kazanmış bir sentez olarak Nezih Alkış ortaya çıktı. Rahmetli Melek ablam da bu damadını çok severdi, Şimdi sevmesin..”
Hayır hayır.. Sevsin sevsin.. Çünkü her ikisi de artık öteki dünyadalar.
Benim spor yazarlığına başladığım 1950’i yıllarda, boş zamanlarımı, Beyazıt’taki evimizin karşısında olan kahvede geçirirdim.. Tavla oynardım.. Tavla maçıma başlar başlamaz, hemen o zamanki iki arkadaşım İsmet Tongo ve Nezih Alkış yanıma gelir, sandalyelerde bizi seyretmeye başlarlardı.. Nezih talebe idi..
Nezih Son Posta’nın spor muhabirliğinde kısa sürede çok ilerledi. Şef oldu, müdür oldu.. Kısacası, her ikisi de spor yazarlığının baş aktörleri oldular.
Nezih’i anma törenimizi Pazartesi gün 11 de, 1992 yılında Başkanı olduğu TSYD’de yaptık.. Sonra Zincirlikuyu camiinde cenaze namazını kılıp, Zincirlikuyu mezarlığına defnettik.. Bunların hepsi göz yaşlarımız içinde oldu.
Nur içinde yat Nezihim..
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
Bu yazı 39042 defa okunmuştur. |
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |