Türkiye' de gazeteci olmak büyük bir ayrıcalıktır. Hem Türkiye hem de bizim meslek öyle bir madendir ki, dünyanın başka hiçbir yerinde her açıdan yoğunluğun böylesini gazeteci olarak yaşamanız mümkün olmaz. Böyle büýük iki madenin bir araya gelmesi ise dünyada eşine ender rastlanacak bir harikadır!
Bütün gazeteciler, yaşadıklarını ve başlarından geçeni yazmalı.
1989 yılında ilk kitabımı yazdım:
"KAPIDAN KOVSALAR DA"
İşte, zaman tünelindeki turların dönüşünde, gazetecilik yaşamımın trajikomik öykülerini sırtlayıp, bu mesleğimizin bilinmeyen boyutunu kaleme aldım!.. Ama durmadım, meslek yaşamım boyunca, yazdım yazdım... Yazmaya da devam ediyorum.
Şu an 8 kitabım var; üç kitabımda baskı için bekliyor. Ayrıca basılan kitaplarım arasında yer alan 4.3.9 Aşkın Şifresi ve Katilimi Gözlerim Buldu isimli eserlerimin senaryoları da hazır! Mesleğimin 56. yılını kutluyorum; mutluyum, gururluyum.
İŞTE MUTLULUĞUN ŞİFRESİ !
Tek taraflı aşk olmaz!
O aşk değil, aldatmacadır...
Beyinde başlar her şey, kalplere emreder daha sonra;
işte bu gerçek aşktır!
***
Aşkın ömrünün çok kısa olduğu söylenir...
Hayır, inanmayın; beyinden komut alıp, kalbin tam merkezine yerleşen aşkı bir daha oradan kimse söküp atamaz.
Kilometrelerce uzakta yaşamaya mahkum edilseler bile, o aşk ateşi hiç sönmez!..
***
Öyle yerleşir ki kalplere 'aşk!' mezar taşlarına bile yazılır:
“Seni Çok Seviyorum!” diye...
Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı!
İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar...
***
Aşk, coşku ve tutku olduktan sonra insan hiç sarsılmaz; bunlar olmayınca da yaşam neye yarar?
Aşk, dünyanın en tatlı mutluluğuyla en derin acısından yaratılmıştır...
Kısacası; aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur!...
***
Aşka inanıyorsanız, aşık olmak istiyorsanız;
aşk dilinin tılsımlı şifresi olan 4.3.9' u ; her gün sevdiğinizin kulağına üç kez fısıldayın...
İşte, “Aşkın Şifresi” bu rakamlarda gizli...
Aşkın ömrü kısa değildir...
Aşk Sonsuzdur!...
Aşk, bırakılmayandır...
***
Her şeyden bıkabilir insan; ama aşktan asla.
Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil ister!.
Gerçek bir aşk, bir kalp macerasından ziyade beynin aktivitesidir...
Aşk, şairlerin özlemli ve duygulu şarkılarıdır...
AŞK VE VİRÜS
Aşk ilk evrelerinde; romantik bir ilişkinin başlarında, kortizol-stres hormonu seviyesini artırıyor...
Bu 'aşk virüsü' ruh dengeleyen seratonini tüketiyor. Bu da endişe ve gerginliğe yol açıyor!
***
Coşku ateşi yükseltiyor, 'aşk virüsü' endişe ve gerginliğe neden oluyor; kısa bir süre sonra vücutta bir coşku yaratıyor...
Aşk hormonu huzur ve saadet hissi yaratıyor; kalbin tam merkezine yapışıp kalıyor!
Aşk virüsünün yan etkisi büyük hasar yaratıyor kalpte...
***
Bilimsel araştırmalar gösteriyor ki; her virüs'ün bir ilacı bulunuyor!
Ama 'aşk virüsü' nü kalplerden söküp atabilecek bir aşı kesinlikle yok.
Tekrar ediyorum:
Aşkımız hiç ama hiç bitmesin diyorsanız; aşkın tılsımlı şifresi olan 4.3.9'u hergün fısıldayın birbirinizin kulağına:
“Seni...Çok...Seviyorum.” diye!..