![]() |
Talat Atilla Böyle giderse CHP Özgür Beyi CB adayı, Mansur Beyi de hain ilan eder! Kör tuttuğunu! |
![]() |
Ersan Yıldız Harf tutulması |
![]() |
Mihriban Başlı Yorulunca hayat biter! |
![]() |
Adnan Küçük EKREM İMAMOĞLU’NUN TUTUKLANMASI BİR “YARGI DARBESİ” MİDİR? |
![]() |
Tuğba AYAN MASAL BU YA |
![]() |
Melike Topuk Açılmayan kalbin |
![]() |
Zahide Guliyeva DUR YOLCU |
![]() |
Cengiz Altınsoy Yenilmeyen tek şey yeniliktir |
![]() |
Kıvılcım Kalay Concorde Sendromu |
![]() |
Canan Sezgin GÖRMEDİĞİNE İNANIRSAN, İNANDIĞINI GÖRÜRSÜN! |
![]() |
Tuğrul Sarıtaş GAZETECİLİK, KİTAPLAR VE AŞK! |
![]() |
Tekin Öget ABD VE İSRAİL TERÖR ÖRGÜTLERİ ATEŞKESE UYMADI |
![]() |
Esra Süntar ŞEKİLDEN ŞEMALE PERSPEKTİF 'AŞK' |
![]() |
M. Kürşat Türker GÖLGESİNİ YİTİRENLER |
![]() |
Yalçın Toker SPOR YAZARLARI GENEL KURULUNDAYDIM.. |
![]() |
Haktan Kerem Ural ASGARİ ÜCRET, ASGARİ KÜLFETİ KARŞILAYACAK MI? |
Sakarya Meydan Muharebesi nerede yapıldı biliyor musunuz?
Eminim, bu sorunun cevabını çok az kişi verecektir. Maalesef tarihimizi öğretmeyi ve benimsetmeyi bilmiyoruz. Sakarya Meydan Muharebesi, işgalin vahim durumunu anlatan şu meşhur "Polatlı'dan atılan top sesleri Ankara'dan duyuluyordu" ibaresine kaynaklık eden savaştır. Subay düzeyinde çok fazla şehit verdiğimiz savaş olduğu için subay savaşı olarak da adlandırılır. Subaylar askerlerin başında tepeleri almak için süngü ile dahi hücumlara katılmışlardır. Sakarya ve Çanakkale Savaşlarındaki subay ve yetişmiş insan gücü kayıplarımız olmasa Cumhuriyet çok daha hızlı gelişme gösterirdi muhakkak ki...
Çanakkale Savaşında nasıl İstanbul tıbbiye mezun veremediyse, Sakarya Savaşından dolayı da Kayseri Lisesi mezun verememiştir denir. Son derece vahim can kayıplarına uğramışız yani... Subaylarımızı daha Polatlı'da, kurtuluşun başında yitirmiş olmamızın sonucu düşmanı İzmir'de denize döktüğümüzde adaları alacak dermanımız kalmamıştı. Tarihimizi ve Cumhuriyet kadrolarını eleştiren insafsızlar bunları hiç dikkate almazlar...
Geçen hafta 13 Eylül'de Polatlı'da Sakarya Savaşı kutlamaları sırasında konuşmaları dinleyip, temsili savaş canlandırmalarını izlerken çok şey düşündüm. Anadolu dahi elimizden alınmış, çok büyük sıkıntılar, yokluklar çekmişiz ve biz hala ne noktadan bu ülkeyi döndürdüğümüzün farkında değiliz...
Sakarya Savaşını yitirsek Anadolu'dan önemli ölçüde atılmış olacaktık. Şimdiki devletin ve toplumun gücü hiç olmayacaktı. Ne din, ne özgürlük, ne güç iddiası! Bu açık gerçekleri dahi kendi toplumumuza anlatamıyoruz. Sakarya Savaşının geçtiği bana göre artık kutsal o toprakları nasıl bilmiyorsak, durumun vahametini de bilmiyoruz. Bir satılmış çıkıp "Keşke Yunan galip gelseydi" dediğinde ne kadar alçaldığını göremiyoruz. Bir hain çıkıp kurtuluş mücadelesi için "Gerçek savaşlar değildi, abartılıyor sadece Yunan ile göstermelik savaşıldı" dediğinde dersini veremiyoruz...
Bilinçli, kararlı ve inançlı olmak her şeyden önce bilgili olmayı gerektirir. Törenler sırasında keşke bu töreni sabah ezanından sonra yapsak ve tüm çocuklarımızı bu alana getirebilsek duyguları ile izledim. Töreni bu yıl Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na bağlı Milli Parklar Genel Müdürlüğü yaptı. Bakanı ön plana çıkarmaya çalışmalarının dışında tören başarılıydı da. İnşallah gelecek yıllarda çocuklarımızın daha fazla katılımı ve bilinçlenmesi sağlanır.
Sakarya Savaşı subay savaşıdır denir ya anormal subay kayıplarından dolayı, o yıllara benzer şekilde şimdi de subay sıkıntısı çekiyoruz. Savaş uçaklarımızı kullanacak subaylarımız dahi eksik. Pakistan’dan dahi pilotlarımız için eğitmen istedik, ABD izin vermedi. Hem kara hem hava hem de donanmamızda çok eksiklikler var. Bu eksikliklerin nedenlerinin temelinde bilinçsizlikler var bence. Yeterince bilinçli insan gücümüz olsa bu kadar kolay ordu ve devlet ele geçirilir miydi? Cumhuriyete, devlete bu kadar güvensizlik ve inançsızlık olur muydu? Devletin başındaki kadro dindarlar suç işlemez, hain olmaz mantığında olup körleşirler miydi?
Geçenlerde bir gazeteden kestiğim yazıya baktım. 2002 tarihli. Başbakan Bülent Ecevit’miş o tarihte. Barzani, bağımsız devlet ilanından söz etmiş o günlerde. Başbakan Ecevit, kırmızı çizgimizdir, askeri müdahalede bulunuruz anlamında bir cevap vermiş. Konu çok alevlenmeden kapatılmış. Peki, neden şimdi Barzani bağımsızlık referandumu yapacağını açıklayınca benzeri tepkiyi verememiş, askeri müdahaleden bahsedememişiz? Bakmayın 22 Eylül’de MGK toplanacak, karar alacağız demesine. Kararlı olan, gücü olan şimdiye değin yapacağını yapardı. Zaten tepki veremeyişimizin çok önemli bir sebebi de subay sayımızın yetersiz olduğunun, ordumuzun gücünün önemli ölçüde yittiğinin maalesef herkesçe bilinmesi değil mi?
Ah, Ergenekon, Balyoz ve Kozmik Oda'nın savcısı, Fetö'nün ortağı Erdoğan ah! Senin günahın "Allah affetsin" denilmekle sıyrılabileceklerden hiç değil…
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() |
Bu yazı 25618 defa okunmuştur. |
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |