Programda Elmas kaçakçılığına A…. şirketinin aracılık ettiği, ENKA ve Gama şirketlerinin de Çeçenya’nın bağımsızlık mücadelesini desteklediği iddiaları işlendi. Programda kendisini Cahar Dudayev’in tuğgenerali olarak tanıtan Sultan Kehursayev de, ENKA’nın da aralarında bulunduğu Rusya’da iş yapan Türk şirketlerinin 1996’da Çeçenya’nın başkenti Caharkale’nin ele geçirilmesi operasyonunu finanse ettiğini öne sürdü.
Tüm bu iddialar aslında çıkış noktası olarak yeni değil. Daha öncesinde Siemens şirketinin rüşvet, British Council ve BP’nin casusluk, Ernst&Young şirketinin vergi kaçırma iddialarıyla karşılaştığı ve faaliyetlerinin engellendiği Rusya Federasyonu’nda Enka, Gama ve A….’ya yönelik bu ithamın nasıl sonuçlandırılacağı ise merak konusu.
Rusya’da Putin tarafından “2020’ye kadar Kalkınma Stratejileri” uygulamaları devam etmekte dursun ülkede kapitalizmin getirdiği acımasız gerçekler! tabanda tekrar eski günlere duyulan özlemi ateşliyor. 2 Ocak 1992 tarihinde %2000’i aşkın bir enflasyonun getirdiği ekonomik cinnetle kurtuluş olarak serbest piyasa ekonomisine geçişin yaşandığı günden bu yana ekonomik göstergeler ne olursa olsun her yerde olduğu gibi Rusya kendi mutlu azınlığını yarattı. Şimdi ülkenin sahip olduğu kimya ile örtüşmeyen yeni sistemde her aksaklıkta Rusya’nın DNAlarında gizli “kapitalist saldırı” paniği yaşanıyor. Tabii ki şu noktada serbest ekonomi piyasasından geri dönüş imkansız görülse de ülkenin ekonomisine entegre olmuş yabancı unsurlara karşı devam ettirdiği düşmanlık devam edecek gibi. Türk şirketlerinin Rusya ekonomisindeki katkısının IMF’nin Rusya’ya sağladığı krediye eşdeğer olduğu göz önüne alındığında ise yukarıdaki iddialardan bir sonuç alınamayacağı aşikar.
Kapitalizmden bahsetmişken “Time” gazetesinde yayınlanan bir habere değinmeden geçmeyeceğim. Time Gazetesinde 16 Nisan 2008 tarihinde yayınlanan Justin Fox’un değerlendirmesine göre Türkler kapitalizmden “en nefret eden” ülke olarak belirlenmiş! Diğer taraftan kapitalizmi en faydalı bulan ülke kategorisinde en üst sıralarda Filipinler, Kanada, Hindistan ve Çin var. Yani Türkiye doğusundaki ülkelere göre kapitalizmin temsilcisi iken batıya göre serbest ekonomi şartlarının gerisinde kalıyor. Bu sonuçlar neticesinde de ankette alt sıralarda yer alan ülkelere sorulacak bir soru daha geliyor akla ister istemez “Siz hala Amerikalılaştıramadıklarımızdan mısınız?”
Ve satır arasında kalan bir not daha; namı dillere destan Time Dergisinin geleneksel “Yılın Adamı” oylaması son sürat devam ediyor. Milyonlarca kişinin katıldığı ankette listeye giren bir Türk henüz yok. 2008 yılına damgasını vuran kişiler listesinde bir isim ise açık ara önde: Shigeru Miyamoto! Miyamoto kim mi? Ne bir lider, ne bir başkan, ne de bir düşünür… Kendisi (bilenler bilir) Super Mario, Tetris gibi klasikleşmiş! video oyunlarının tasarımcısı. Listede onu takip eden isimlere bakıldığında ABD halkının (hadi kısaca kapitalist bakış açısı olarak niteleyelim) dünya görüşünü anlayabiliriz aslında; 2.Rain (Koreli bir pop şarkıcısı) 3. Stephen Colbert (ABDli komedyen) 4. Heidi Klum (Alman asıllı manken, fotomodel). Liste böyle giderken dünyanın yeni düzeninde insanları etkilemek için artık yapılacaklar şu slogandan geçiyor; eğlendir, güldür, coştur; yorma, düşündürme, her şey boştur! Yine de insan düşünmeden edemiyor doğrusu; bu durumda sizce bu yıl dünyayı en çok etkileyen kim oldu? Soruyu şöyle de sorabiliriz; dünyayı en çok etkileyen Türk kim oldu?
SEDA YILDIZ/TURKTIME
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...