İstanbul'da yeni doğan bebekleri, anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk ederek, haksız kazanç sağlayan ve bebeklerin bilerek ölümlerine sebep olan 25'i tutuklu, 46 sanığın bulunduğu davada tanıklar dinlendi.
"DOĞRU YAZILAN DOSYALAR DEĞİŞTİRİLİYORDU"
Opara bebek için tanık olan Şenay Çalıkoğlu, "Birinci Hastanesinde çalıştım. Opara bebek devlet hastanesinden 16.00 sıralarında geldi. Ertesi gün herkes bebeğin peşindeydi. Kan almak istiyorlardı ama alamıyorlardı. Geceye kadar oradaydı bebek. Doğukan'a ulaştım Doğukan geldi. Doktor olarak Seyhmus hoca vardı ama bebeğin geldiğinden onun haberi yokmuş. Ben erken çıktım, tedavi sürecini görmedim. Bebeklere ne yapılacağını Seyhmus yönlendiriyordu, Doğukan yapıyordu. Bebekle hemşire olarak Yaren ilgilendi. Bebeği sabah gördüğümde durumu çok kötüydü baygın gibiydi nabzını alamıyorduk.Bebek birinci hastanesine geldiğinde ben oradaydım. Şeyhmus Çelik'in bebekle ilgilendiğini görmedim. 20 bin lira para alınıyor diye dedikodular dönüyordu. Bebeğin hemşiresi Yaren'di. Gece ben nöbet tutmadım. Gece sorun olduğunda kim aranıyor bilmiyorum. Tuğçe'nin konuşma tapelerinde 'Bebeğin öldüğünü hissetmedin mi' konuşmasını hatırlamıyorum . Bebeğin nabzını elimizle, steteskopla takip ediyorduk. Doğukan ile 'Prematüre olan kaya bebekle ilgili konuşman var' sorusuna da cevap veren tanık, Birinci Hastanesinde olan başka bir Kaya bebek. Yılını ve tarihini hatırlamıyorum." dedi. Çalıkoğlu, "Bebek kötüleştiğinde neden Hakan Doğukan Taşcı'yı aradınız" sorusuna ise, "Gelmediği için aradık. Ben geldiğimde bebek kötüydü. Sabaha karşı ex olan bebekler gündüze teslim edilir morga gönderilirdi. Bebeği sabah teslim aldığımda soğuktu. Çalıştığım sürede 112 çalışanlarıyla bir irtibatım tanışıklığım olmadı. Bebek gece öldü sabah yazıldı saati. Hep böyle yapılıyordu, doğru yazılan dosyalar bile sonradan değiştiriliyordu." yanıtını verdi. Tutuklu sanık Şeyhmus Çelik tanığa, 'Saat tam olarak kaçta geldi. Kaçta hastaneden geldi, kaçta ex old' şeklinde sorduğu soruya ise, "Akşam geldi, oradaydınız şeklinde" cevap verdi.
"BELGE İMZALATMAYA ÇALIŞTI"
Tanık Oktay Torul, "Ben kendim poliklinik yapıyordum. Başka bir şey diyemiyorum. Bebeği görmedim. Gece hiç nöbet tutmadım. Yenidoğanda bir sorun olduğunda sorumlu hekim gidiyordu sorumlu hekime ulaşılıyordu. Yoğun bakımı Fırat beyler bıraktıktan sonra Hivda hanım ve eşiyle anlaşma yapıldı. Bana 'Sen bak' dediler 'Ben bakmak istemiyorum' dedim. 5 yıl önce yoğun bakım kapatılsın düşüncem vardı. Bakmak istemedim aşama aşama 19,5 yıl çalıştığım hastanede mobbing uygulanarak ayrıldım. Epikrizde hiç yetkim olmadı. Kaya bebekle bir bilgim ve yetkim yok. Yenidoğan olayları da 15 Nisan gibi gelişti. Çalıştığım hastanenin yönetimi Tarık Kalay bana 'Kaya bebeğe müdahale etmişsin' dedi ben de 'Hayır yetkim yok' dedim. Bu bebekten sonra Sağlık Müdürlüğünün denetimi çok arttı. Yoğun bakım 3. dereceden 1.dereceye düşürülüp ruhsat alınıyor. Başhekim bana belge imzalatmaya çalıştı. Yenidoğan bakım 2. doktoru sorumluluğuma dair bir belge imzalatmaya çalıştı. Belgeyi Ali Dirik imzalatmaya çalıştı" dedi.
FIRAT SARI'NIN SKANDAL İFADESİ
Örgüt lideri olduğu iddia edilen tutuklu sanık Fırat Sarı, tanık beyanlarına karşı, "Öncelikle değerli meslektaşımı, kardeşimi, bir arkadaşımı, Türkiye'nin en büyük çocuk hekimini kaybettik. Bu olaydan sonraki ilk duruşma. İlker 3 çocuğu olan biri. İlker yaptıysa, medyanın yüzünden yaptı düşüncesindeyiz. İnsanlık dışı, vahşice buluyorum. Bana, 'Ağabey senden 2 şey istiyorum. Sesin gür çıksın' dedi. O yüzden sesim gür çıkıyor. Biraz önce Dursun ağabey, 'Biz de böyle şeyler düşünüyoruz' dedi. İlker 3 çocuk babası, hiç böyle bir şey yapacağını düşünmezdik. Bunu medyanın baskısı yüzünden yaptı. Buradaki herkes bundan sorumludur. Ben baştan söyledim. Bizi öldürün, bu gerçek ayağa kalkacak. Ne yaparsanız yapın, bu gerçek ayağa kalkacak. 3 kişinin oluşturduğu hırsızlık dışında bir suç yok. Bu bebek ölümleri çıktı. Savcı takip etti. Biz bebek öldürüyorduk da, savcı neden 'Durun' demiyordu?" dedi.
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |