AK Parti Grup Başkanvekili Nihat Ergün, Anayasa Mahkemesinin yetkilerinin kısıtlanması konusunda TBMM Başkanı Köksal Toptan'ın harekete geçmesini beklediklerini bildirdi.
Ergün, ''Meclis Başkanının, siyasi partileri ziyaret ya da davet etmesini ve parlamentonun anayasa yapımı konusundaki gücünü koruyacak adımları atmasını bekliyoruz. Bütün siyaset de buna destek vermelidir'' dedi.
Ergün, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Anayasa Mahkemesinin verdiği kararla, demokratik açılımlar adına parti kapatılmasının, Türkiye'de de olmaması gerektiğini teyit ettiğini ifade ederek, muhalefet şerhlerine rağmen, mahkeme kararının ana özetinin bu olduğunu söyledi.
Ergün, savcının delillerinin zayıf ve parti kapatma davası açmayı gerektirecek nitelikte olmadığını baştan beri iddia ettiklerini, Anayasa Mahkemesinin de 400 delilden 370 tanesini ayıklamış olmasının, bu iddialarını kuvvetlendirdiğini bildirdi.
Bazı söz ve fiilleri, ''laikliğe aykırı olsun'' diye söylemediklerini beyan ettiklerini de dile getiren Ergün, şöyle devam etti:
''Bazı yargı, siyasi çevreler, birtakım sözleri laikliğe aykırı değerlendirmiş olabilir. Bunları önemsiyoruz. Bunları önemsemekle beraber, biz bu sözleri ve fiilleri 'laikliğe aykırı olsun' diye söylemedik ve yapmadık. Mahkeme, bu sözlerin de laikliğe aykırı amaçla söylenmediğini ve yapılmadığını teyit etmiş bulunuyor. Türkiye siyasetinde bundan sonrasıyla alakalı önemli bir karardır. Partilere kapatma davasının açılabilmesinin bu kadar kolay olması, hem de zayıf delillerle dava açılabilmesinin bu kadar kolay olması, partiler tarafından düşünülmelidir. Parti kapatma süreçlerinin yeniden düzenlenmesi ihtiyacı, sanırım parlamentoda bir kere daha gündeme gelmelidir.''
-ODAK İDDİALARI-
AK Parti'li Ergün, ''Gerekçede ve karşı oy yazısında odak olduğunuz belirtiliyor. Bunda da türban baş gerekçe. Karardan hemen sonra yaptığınız açıklamada, 'ders çıkartacağız' demiştiniz. Bundan sonra türban gündeme gelecek mi?'' sorusu üzerine, ''Laiklikle ilgili Anayasa Mahkemesinin ve toplumsal kesimlerin hassasiyet vurgusu yapması önemlidir'' dedi.
Bu hassasiyetin, tüm partiler tarafından dikkate alınması gerektiğini dile getiren Ergün, ''Gerekçede, AK Parti'nin, Cumhuriyetin temel nitelikleri, laiklikle ve demokratik gelişmelerle çelişen bir durumuna işaret etmiş olsaydı, herhalde bu davanın sonucu parti kapatmayla sonuçlanırdı. Partimizin demokratik ve laik cumhuriyet ilkeleriyle çelişmediğini ve bizzat bunları güçlendiren faaliyetler içerisinde bulunduğunu, bu karar teyit etmiş bulunuyor'' diye konuştu.
-MHP'NİN ÖNERİSİ-
Nihat Ergün, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin, Anayasa Mahkemesinin yetkilerinin kısıtlanması konusundaki önerisinin sorulması üzerine de şu yanıtı verdi:
''Anayasanın 10 ve 42 maddeleriyle birlikte kararını değerlendirdiğinizde, bir yetki aşımı olduğu ortaya çıkıyor. Yetki aşımı ilk defa ortaya çıkan bir şey de değil. 1971 yılında da bu yetki aşımıyla ilgili bir düzenleme gerçekleştirildi. 1975 yılında tekrar Anayasa Mahkemesi bir yetki aşımına gidince, 1982 Anayasası ile Yüce Mahkemenin, anayasa değişiklikleri konusundaki değerlendirmesi yeni bir çerçeveye alındı. Daha katı sınırlar çizildi. 'Anayasa Mahkemesi, anayasa değişikliklerini şekil dışında başka bir nedenle inceleyemez' denildi. Ancak Anayasa Mahkemesi son kararıyla 3. defa yetki aşımına girmiş oldu. Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliklerini incelemesi, parlamentonun anayasa yapımı konusundaki tekeli konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu gösteriyor.''
Bu, TBMM Başkanı tarafından öncelikle ele alınmalı ve meclisin anayasa yapımı tekelini yeniden sağlamak ve kuvvetlendirmek adına, siyasi partileri ziyaret ya da davet etmesini, parlamentonun anayasa yapımı konusundaki gücünü koruyacak adımları atmasını bekliyoruz. Bütün siyaset buna destek vermelidir.''
-''TÜM SİYASİ PARTİLERİ İLGİLENDİRİYOR''-
''Parti kapatmayı zorlaştıracak bir anayasa değişikliği konusunda bir adım atacak mısınız?'' sorusu üzerine de Ergün, ''Bu, sadece bizim partimizi değil, bütün siyasi partileri ilgilendiren bir konudur'' dedi.
Siyasi partilere kolayca dava açılabilmesini eleştiren Ergün, ''Hele hele iktidar partilerine kolayca dava açılabilmesi, toplumda çok büyük sıkıntılara sebebiyet vermektedir'' değerlendirmesinde bulundu.
Parti kapatmaları konusunun, siyasi partiler tarafından birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Ergün, şöyle devam etti:
''Partilerin bir milletvekiline dava açılabilmesi için Meclis Genel Kurulunun onayı gerekmektedir. Genel Kurul, onay vermezse, o partinin bir milletvekili hakkında dava açılamıyor. Ancak o milletvekilinin partisi hakkında, hiç kimsenin onayına gerek olmadan dava açılabiliyor. Milletvekiline dava açılamazken, o kadar çok milletvekilinin bulunduğu partilere, bu kadar kolay dava açılabilmesi, bizim parti kapatma sistemimizin Anayasada aksaklıklarının bulunduğunu gösteren en önemli gerekçedir. Bizim de bu konuda çalışma yapmamız ve diğer siyasi partilerle bu konuda uzlaşmaya varmamız gerekmektedir.''
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...