Hammerberg tartışmalı Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması konusunda da çözüme yakın olunduğuna inandığını söyledi.
Hammerberg, Türkiye’deki insan hakları çalışmalarını incelemek üzere İstanbul, İzmir ve Ankara’ya ziyarette bulunmuştu. Kaynaklar, Hammerberg’in, AB sürecinde insan hakları konusunun büyük bir önem taşıdığını, insan haklarının kadın, çocuk, eşcinsel hakları gibi birçok boyutunun olduğunu, Türkiye’nin buna önem vermesi gerektiğini söylediğini kaydetti. Türkiye’nin AB reform sürecini ilerletmesinin insan hakları açısından gelişmelere yol açacağını vurguladığı öğrenilen Hammerberg, bu alanda atılacak adımlar sayesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) Türkiye aleyhinde açılan davaların sayısının azalacağını vurguladı.
‘Türkiye üçüncü bir ülke değil’
Kaynaklar, Hammerberg’in, yasadışı göç konusunda, Türkiye’ye fazla yüklenildiğini söylediğini kaydetti. Yunanistan’ın yoğun çabaları sonucunda 18-19 Haziran tarihli AB Zirvesi’nin sonuç bildirisinin yasadışı göç bölümünde Türkiye zikredilmişti. Bu durum Ankara tarafından tepkiyle karşılanarak, “AB ve Yunanistan bakımından Türkiye herhangi bir üçüncü ülke değil. Türkiye, AB ile katılım müzakerelerini sürdüren bir ülke. Beklentimiz külfet paylaşımı” denilmişti.
Türkiye’nin son dönemde insan hakları konusunda önemli ilerlemeler kaydettiğini belirten Hammerberg’in, Türkiye adım attıkça AB’nin Türkiye’yi destekleyeceğini söylediği öğrenildi. Öte yandan NTV’ye konuşan Hammerberg, Rum Ortodoks Patriği ve Ermeni Başpiskoposu ile yaptığı görüşmelerden her iki dini temsilcinin oluşan yeni “diyalog ruhundan” iyimser olduklarını aktarırken, “Ruhban Okulu’na gelince, bir çözümün çok yakın olduğunu düşünüyorum. Okulun açılması çok olumlu bir sinyal olacaktır. Yaptığım görüşmelerin ardından, sorunun çözüleceğine ve bu meselenin tarih olacağına inancım tam” dedi.
Polisi şikâyet ettiler
Hammerberg, Reuters’a verdiği demeçte ise, sivil toplum örgütleriyle yaptığı görüşmelerde, polisin kötü muamelesinden şikâyetçi olduklarını ifade etti. Hammerberg, “namus cinayetleri” için de, yasada bu konuda “daha net bir formülasyon gerektiğini” savundu.(MİLLİYET)