Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal El Mikdat, ABD’nin ülkesine bir operasyon düzenlemesi hâlinde sadece İsrail’i değil, Ürdün ve Türkiye’yi de vuracaklarını ifade etti. Saint Petersburg’da bugün yapılacak G 20 zirvesine giderken Mikdat’ın bu açıklaması hakkındaki soruları yanıtlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise “Ülkemiz böyle bir şeye her an hazırdır. Suriye’nin kendisi buna ne kadar hazırdır? Bunu bilemem” dedi.
Wall Street Journal gazetesinin muhabiri Sam Dagher’ın sorularını yanıtlayan Faysal El Mikdat, Suriye’ye planlanan operasyon hakkında ABD’nin bölgedeki iki müttefiki Türkiye ile Ürdün’ün iki kere düşünmesi gerektiğini dile getirdi. Mikdat, konu hakkında şu ifadeleri kullandı: “Savaş bir kere başladı mı olacakları kimse kontrol edemez. Suriye’ye yönelik herhangi bir saldırının bölgenin tamamında ve hatta ötesinde kesinlikle kaosa neden olacağına inanıyoruz.”
2003-2006 arasında Suriye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi olarak New York’ta yaşayan Mikdat, Amerika halkını sevdiklerini ve ABD’yle savaşmak istemediklerini de söyledi.
G 20 zirvesine hareketinden evvel havaalanında açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan, Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal El Mikdat’ın “Türkiye’yi vururuz” demesine ilişkin olarak “Ülkemiz böyle bir şeye her an hazırdır. Suriye kendisi buna ne kadar hazırdır bunu bilemem” dedi. Erdoğan, Suriye’ye yönelik bir müdahalede Türkiye’nin tavrının ne olacağını açıklarken ise “Biz şu anda her türlü koalisyonun içersinde yer almaya hazır olduğumuzu söyledik. Ve bunu bir ‘Gönüllüler Koalisyonu’ olarak da değerlendiriyoruz” diye konuştu.
Erdoğan’ın açıklamalarından önemli satırbaşları şöyle:
Suriye’de rejim, kimyasal silah kullandığını kabul etti. Kabul etmediği “Bunu biz yapmadık muhalifler yaptı” noktasında. ABD’nin bu noktada iddialı çıkışı var, aynı şekilde bizim de. Putin’in son yaptığı açıklamalar, “Eğer böyle bir şey açıklanırsa bizim de duruşumuz çok daha farklı olacaktır, değişecektir.” Putin’in “Askerî müdahaleye karşıyız” derken, “Kimyasal silah olması hâlinde taraftarız, yanında yer alırız” gibi bir yaklaşımın içine girmesi çok entrasandır. Neticesi ölüm olan saldırıda ne kullanırsanız kullanın, bu bir insanlık suçudur. Uçaklarla bombalayacaksın o suç olmayacak, kimyasal silah kullanırsan suç olacak. Bir defa öldürmek suç mu değil mi buraya bakmak lazım. Kimyasal olan daha vahşidir diyebilirsiniz. 100 bin kişi öldürülüyor, ses çıkarmayacaksınız. Ama bin 300 kişi öldürüldüğü zaman olayı bu kimyasal olduğu için suçtur diyeceksiniz. “Eğer bu bize ispatlanırsa o zaman BM’de destekleriz” diyeceksiniz. Doğrusu bunu anlamakta ben zorlanıyorum.
Biz şu anda her türlü koalisyonun içerisinde yer almaya hazır olduğumuzu söyledik. Ve bunu bir “Gönüllüler Koalisyonu” olarak da değerlendiriyoruz. Burada Obama’nın bunu Kongre’ye götürmesi olayı, belki kendi iç siyasi kararı olarak değerlendirilebilir. Görüldüğü gibi Obama da David Cameron da, bu şekilde hareket ederken, attıkları adımlardan sonra kendi insiyatiflerini de kullanma gayreti içindeler. Ve ilk verilen kararların nihai olmadığı ve bundan sonraki süreçte de yine buna benzer adımların atılabileceği yine tartışma konusu. Öbür tarafta Fransa’da bir müdahaleye ne kadar olumlu baktığını açıklıyorlar. G 20 Zirvesi, bu konuları da görüşme bakımından çok önemli bir zirve olacak. Obama’nın yarın (bugün) açılışta bulunup ayrılacağı haberi geldi. Ama buna rağmen kısa da olsa kerdileriyle bir görüşme yapma imkânımız olacak. Aynı şekilde Putin, oraya gelen bütün ülkelerle görüşmeler yapacaktır. Ev sahibidir. Putin ile de görüşmemiz olacak. Ama tabii bu farklı ülkede olsaydı, görüşme daha uzun süreli olabilirdi.
(Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Mikdat’ın olası bir müdahale durumunda Şam’ın Türkiye’yi de vuracağını söylemesi hakkında) Türkiye böyle bir şeye her an hazırdır. Suriye kendisi buna ne kadar hazırdır, bunu bilemem. Onu da özellikle bu konudaki askerî merciilerimiz gayet iyi biliyor. Biz de onlardan aldığımız bilgilerle az çok biliyoruz. Beşar neye dayanarak, neye güvenerek böyle bir açıklama yapıyor onu da pek bilmiyorum. Ama ben şunu biliyorum; Şu anda Suriye halkı, çok ciddi bir yönetim krizi içerisinde. İnsanlar orada yokluğu yaşıyor. Suriye şu anda bir bunalımın içinde. Siz kendi insanınızı şu anda yönetemiyorsunuz. “Burada kalın” çağrısına rağmen vatandaş güvenemiyor. Çünkü sivil yerleşim bölgelerini bile bombalayan bir zihniyet var. Temenni ederim ki bir an önce, yürütemediği, barışı ve güvenliği sağlayamadığı Suriye ve Suriye halkına daha fazla zulüm etmez ve Suriye’den ayrılır.
MISIR geçici Cumhurbaşkanı Adli Mansur’un sözcüsü İhab Bedevi’nin “Türkiye’ye olan sabrımız taşıyor” sözlerini ve Türkiye’nin Mısır Büyükelçisinin görevinin başına dönmesini değerlendiren Erdoğan şunları kaydetti: “Biz büyükelçimizi müzakereler için buraya çağırmıştık. Müzakerelerimizi gerçekleştirdik, bunun ardından da kendisini tekrar gönderiyoruz. Ama Mısır’daki şartlar çok daha farklı istikamette gelişirse, durumu yeniden farklı bir şekilde değerlendiririz.” Başbakan Erdoğan, CHP’nin Mısır ziyaretiyle ilgili olarak şu ifadeleri kullandı: “CHP’nin oraya gitmesi konusunu kendisi açısından önemsiyorum. Ve demokrasiye bakışı açısından, darbelere bakışı açısından tecrübelidirler. O konuda mevcut Türkiye tecrübeleri onlara yetmiyor, şimdi dışarıdaki darbe deneyimlerinden de bir şeyler kazanmanın veya kendi deneyimlerini onların aktarmanın gayreti içinde olacaklardır. Böyle bir ziyaret diye telakki ediyorum. CHP’den gidecek olanların ne Irak’a ne Mısır’a verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Olsa olsa alabileceği bir şey vardır. Ya da Mısır yönetimine ‘Biz de böyle darbe yaptık, böyle darbelerin arkasında bulunduk. Askerî darbe şöyledir, sivil darbe böyledir’ gibi bir paylaşımı olabilir.”
Suriye’yi “kimyasal silah kullandığı” suçlamasıyla cezalandırmak isteyen Obama yönetimi ilk sınavını ABD Kongresi’nin Senato kanadının Dış İlişkiler Komitesi’nde verdi. Komite, Başkan Barack Obama’ya Suriye’de askeri güçlerin kullanılması adına yetki verilmesini onayladı. Bugün gerçekleşen oylamada tasarı 7 red oyuna karşılık 10 kabul oyuyla komiteden geçti. Yasa tasarısı Başkan Barack Obama’ya 60 güne kadar müdahale hakkı tanıyor. Bir kereye mahsus 30 günlük uzatma da alınabilecek. Tasarıda Amerikan birliklerinin karada operasyona çıkmasına ise müsade edilmiyor.
Tasarının Senato Genel Kurulu’nda önümüzdeki hafta oylanması bekleniyor. Ancak buradaki durum net değil. 21 senatör tasarıya destek açıkladı. 13’ü ise karşı çıkıyor. 66 kişi ise henüz karar veremedi. Tasarının oylanmasından önce, salı gecesi Dışişleri Bakanı John Kerry, Savunma Bakanı Chuck Hagel ve Genelkurmay Bakanı Martin Dempsey, senatörlerin sorularını yanıtladı. Oturumun başında tasarıya sınırlayıcı herhangi bir ifade konulmaması için büyük çaba gösteren Kerry, “Başkan Obama’nın asker botlarının karaya basmasına ilişkin bir niyeti yok. Ancak Suriye’de çöküş yaşanırsa ve kimyasal silah depolarının militanlar tarafından ele geçirilmesi tehlikesi doğarsa, bu yerlerin güvenliğini sağlamak için kara birlikleri gerekebilir. Böyle bir hamle çok büyük olasılıkla müttefiklerle yapılır” ifadesini kullandı. Bölgedeki ülkelerin ve İsrail’in güvenliğine ve Suriye’nin İsrail’e yönelik olası hamlesiyle ilgili soru üzerine Kerry, kendisinin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüştüğünü, Netanyahu’nun İsrail’in bu konuyla başa çıkma kapasitesinden oldukça güven duyduklarını belirttiğini bildirdi.
Kerry, Türkiye, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, ABD ve Fransa’nın da bu konuda yeterli kapasitesi olduğunu dile getirerek, “Eğer Esad dünyanın kendi suçuna yönelik uygulamasına karşılık verecek kadar aptalsa, kendisi için kesinlikle sürdürülebilir olmayacak daha da kötü bir şeye davetiye çıkaracaktır” dedi.
Kerry, bu noktada, Rusya’nın da konuya ideolojik açıdan değil, jeopolitik hareket taahhütleri açısından baktığını, bu nedenle büyük bir ihtilafa neden olacağını sanmadığını ifade etti. Yetki talebinin Kongre’den geçmemesi halinde ne olacağına yönelik soru üzerine Kerry, “Ancak, Tahran’da, Pyongyang’da, Şam’da kalkıp bunu kutlayacaklar” diye konuştu.
Yönetimin üç önemli ismi dün de Kongre’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’nin Dış İlişkiler Komitesi’nde soruları yanıtladı. Kerry, bir soru üzerine ABD’nin böyle bir saldırıda birçok dost ve müttefikten destek mesajı aldığını belirterek, Türkiye ve Fransa’yı örnek verdi. Kerry, dünyada 53 ülkenin Suriye’de kimyasal silah kullanıldığını belirttiğini, bunlardan 31’inin de bundan Esad rejiminin sorumlu olduğu açıklamasını yaptığını ve 34 civarındaki ülkenin de iddialar doğruysa Suriye’ye yönelik bir eylemi destekleyeceklerini kaydettiğini ifade edip “Böyle bir operasyonda kullanabileceğimizden daha fazla gönüllü var” dedi.
Yönetimin üç ağır topunun kurduğu heyet, Amerikan Kongresi’nde Suriye saldırısı için destek arayışında dünkü Senato ifadesinin ardından bugün de Temsilciler Meclisi’ndeydi. Kerry, hemen arkasındaki sandalyede kırmızıya boyadıkları avuç içlerini havaya kaldırmış halde oturan savaş karşıtı kadınların kurduğu “Kod Adı Pembe” (Code Pink) adlı örgütün protestoları eşliğinde, “Şimdi konforlu bir izolasyonizm zamanı değil” diyerek Kongre üyelerinden yine saldırı izni istedi.
ABD Dış İlişkiler Komitesi’nde 3 buçuk saat boyunca Suriye’ye olası müdahale tartışılırken, saldırının en büyük savunucularından Cumhuriyetçi senatör John McCain telefonunda poker oynarken yakalandı. Washington Post gazetesi, McCain’in poker oynarken çekilmiş fotoğrafını da haberle birlikte yayınladı. McCain fotoğrafın yayınlanmasının ardından Twitter’daki hesabında, “Skandal! 3 saatten fazla süren Senato’daki oturumda iPhone ile oyun oynarken yakalandım. En kötüsü ise oynadığım oyunu kaybettim” mesajını yayınlamasıyla ise şaşkınlık yarattı.
ABD Başkanı Barack Obama, uluslararası kamuoyunun Suriye’deki “kimyasal saldırı barbarlığına” sessiz kalamayacağını söyledi. Stockholm’de İsveç Başbakanı Fredrik Reinfedlt ile ortak basın toplantısı düzenleyen Obama, Suriye’deki kimyasal silah saldırısına cevap verilememesi halinde, bunun başka saldırılar gerçekleştirilmesi riskini artıracağını belirtti. ABD Başkanı bu nedenle söz konusu kimyasal saldırıya etkili bir cevap verilmesi gerektiğini ifade etti.
Obama ayrıca, “Suriye konusunda bir zaman sınırlaması getirmedim, kimyasal silahlar konusundaki kırmızı çizgiyi dünya belirledi” diye konuştu. Obama, “Kongre’nin bu kararı destekleyeceğine eminim. Operasyonu Kongre’ye sormam sembolik bir hareket. Uluslararası normlar korunmazsa dünya daha az güvenli bir yer olacak. Kimyasal silahları Esad yönetiminin kullandığı çok açık. Müdahale asıl sorunu çözmeyecek ancak 400 çocuğun öldürüldüğünü gördüğümde adım atılması gerektiğini düşündüm. Bu oldukça zor bir karar. ABD Başkanı olarak bu sorulardan kaçamam ben. Görevim gereği her zaman böyle zor kararlar vermem gerekiyor. Putin’e Suriye konusunda doğrudan çağrı yaptım ancak kendisi, BM Güvenlik Konseyi’nin harekete geçme çabalarına karşı direndi. Putin’in Esad’ı destekleyen pozisyonunu değiştireceğine ve bu konuda Rusya ile aynı yolda ilerleyeceğimize dair her zaman umudum var” dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bugün St. Petersburg’da başlayacak G-20 zirvesi öncesinde ABD’ye yönelik sert çıkış yaptı. ABD Kongresi’nin BM onayı olmadan Suriye’ye müdahaleyi onaylama gibi bir yetkisi olmadığını söyleyen Putin, aksi takdirde bunun “saldırı eylemi” olacağını söyledi. Putin, “ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Senato’daki konuşmalarını dinledim. Kendisine ‘orada El Kaide var mı’ sorusu yöneltiliyor. O ise El Kaide’nin oradaki asıl askeri unsur olduğu bilmesine rağmen güzel güzel yalan söylüyor” dedi. Putin, Moskova’nın Suriye’ye bazı S- 300 füze savunma sistemi parçaları sağladığını ancak sonraki sevkiyatları durdurduğunu söyledi. Putin, Batılı ülkeler BM Güvenlik Konseyi’nin desteği olmadan Suriye’ye saldırmaya kalkarsa, Rusya’nın güçlü füze sistemleri satabileceğini de belirtti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Batı’yı Suriye’de tek taraflı bir eyleme geçilmemesi konusunda uyardı, ancak Şam’ın kendi halkı üzerinde zehirli gaz kullandığının kanıtlanması halinde Rusya’nın cezalandırıcı askeri operasyonlara izin verecek bir Birleşmiş Milletler kararını da “göz ardı etmediğini” söyledi.
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın muhalifler karşısında güç kazandığı bir dönemde kimyasal silah kullanmasının “gülünç” olduğunu ifade eden Putin, “Bize sorarsanız düzenli silahlı kuvvetlerin sözde isyancıları çevreleyip sonlarını getirdiği bir dönemde, kullanımı yasak olan ve kullanıldığı takdirde güç kullanımı dahil yaptırımlara maruz kalmalarına neden olacak kimyasal silahları kullanmasının kesinlikle gülünç olduğunu düşünüyoruz” dedi.
ABD Başkanı Barack Obama’nın Moskova’da yapacakları birebir görüşmeyi iptal etmesinden üzüntü duyduğunu da söyleyen Putin, “Obama, Amerikan halkı tarafından Rusya’nın hoşuna gitsin diye seçilmedi. Bazı konular üzerinde çalışıyoruz, tartışıyoruz. İnsanız. Bazen birimizin canı sıkılabiliyor” dedi.
ABD Donanması, Suriye’ye yönelik olası bir müdahale için bölgeye beş gemi yerleştirirken, Rusya da füze yüklü bir kruvazörü Akdeniz’e gönderiyor. NATO tarafından ‘uçak gemilerinin katili’ olarak da adlandırılan ‘Moskva’ adlı kruvazörün, Karadeniz Filosu’dan Moskova’nın daha önce planlandığı üzere Cape Verde’ki Mindelo limanına gitmek yerine Doğu Akdeniz’e doğru ilerlediği belirtiliyor. Rus haber ajansı Interfax’a konuşan askeri kaynak, Tuğamiral Valeriy Kulikov komutasındaki filonun planlarını değiştirmek zorunda kaldığını söyledi. Kaynağa göre Rus savaş gemisi 10 gün içinde Akdeniz’de olacak.
İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkedeki iç savaş nedeniyle yüzbinlerce kişinin ölümüne sebep olduğu için lider olma hakkını kaybettiğini belirterek, “Esad, o ya da bu yolla yok olacak” dedi. Peres, “Yaşananlara o sebep oldu. Tam olarak seçilmiş biri değildi. Hiçbir zaman gerçek bir demokrasi değildi ama demokrasi olsa bile kendi insanlarını öldürmeye hakkı yok. Esad, o ya da bu yolla yok olacak” diye konuştu. Peres, ABD Başkanı Obama’nın her olasılığı değerlendirmesini takdirle karşıladığını ifade etti.
taraf
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
|
|||||
|
Bunlar da ilginizi çekebilir...