Şimşek, İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin (İSEDAK) 24. toplantısının "İKT Üyesi Ülkelerde Yatırım Ortamının İyileştirilmesi" konulu görüş alışverişi oturumunda sunum yaptı.
Yatırım ortamının geliştirilmesinin, uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesinin yanı sıra ülke içi verimliliğin ve rekabetin artırılması açısından da önem taşıdığını kaydeden Şimşek, kamu sektörüne dayalı büyümenin uzun vadede sürdürülebilir olmadığının görüldüğünü, bu bağlamda özel sektör ivmeli bir büyüme gerçekleştirmek için hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Dünya Bankasının her yıl yayınladığı iş yapma raporlarına bakıldığında, reform yapmaya başlayan ülke sayısının giderek arttığının görüleceğini belirten Şimşek, "Tüm ülkeler bir şekilde reform yapıyor ve küresel sermaye çekmek için rekabet ediyor. Bu ülkeler, doğrudan yabancı yatırım çekmek için yarışıyorlar. Bu hem istihdam hem verimlilik yaratacaktır. Ancak herkese uygun, tek bir sihirli formül yok. Kurumsal yapı ya da bu reformları uygulayacak kurumlar açısından böyle birşey yok. Kimileri mevcut yapıları destekliyor, kuvvetlendiriyor, bazıları ise yeni komisyonlar kuruyor" diye konuştu.
Bakan Şimşek, Türkiye'nin, yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik iki önemli platformu bulunduğunu belirterek, bunlardan ilkinin kamu ve özel sektör temsilcilerinden oluşan bir yönetim kuruluna sahip olan yatırım ortamının iyileştirilmesi koordinasyon konseyi, diğerinin ise çokuluslu şirketlerin üst yöneticileri ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin yer aldığı yatırım danışma konseyi olduğunu anımsattı.
Bu platformlarda dile getirilen tavsiyelerin dikkate alındığını ve bu teknik komitelerde bir eylem planı ortaya konduğunu ifade eden Şimşek, mevzuat taslakları hazırlanırken bu platformlardaki çalışmalardan faydalanıldığını belirtti.
Şimşek, Yatırım Destek Ajansının son yıllardaki çalışmalarına bakıldığında, bu ajansın iş çekme konusunda başarılı olduğunun görüleceğini belirterek, şöyle devam etti:
"Eğer kendi ülkenizin reklamını yapmazsanız, yatırım alamazsınız. Şimdi her platformda kendi hikayemizi anlatıyoruz. Bunun için öncelikle kendinize ait bir hikayenizin olması, değişiklik ve reformlar yapmış olmanız lazım. Yatırım ortamının iyileştirilmesi kısa mesafeli değil, uzun mesafeli bir koşu. Hemen 'Yaptım, oldu' diyemiyorsunuz. Diğer ülkeler sürekli yatırım ortamlarını iyileştirdiği için bu süreci sizin de sürekli hale getirmeniz lazım."
-"NEDEN ARABALAR TÜRKİYE'DE TASARLANMASIN?"-
Türkiye'nin 2003'e kadar, tipik bir gelişmekte olan piyasanın çekmesi gereken miktarın 50'de biri kadar yabancı sermaye çekebildiğini ifade eden Mehmet Şimşek, sonrasında büyük bir değişim yaşandığını ve 2007 yılında 22 milyar dolar yabancı yatırım alındığını hatırlattı.
Şimşek, doğrudan yabancı sermayenin sadece cari açığı kapatmayacağına, aynı zamanda istihdam getireceğine ve rekabet gücünü artıracağına işaret ederek, değer zincirinde yukarı çıkılması gerektiğini, son yıllarda Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatının yüzde 80 artış gösterdiğini anlattı.
Bakan Şimşek, kriterlere, eylem planlarına ve bir gündem sahibi olmaya önem verilmesi gerektiğini, ne kadar hırslı bir programa sahip olunursa onu takip etmede de o kadar hırslı olunacağını belirterek, şunları kaydetti:
"Birçok ülkedeki sıkıntı, aslında işgücü piyasalarının çok katı olmasından kaynaklanıyor. Türkiye'de de aslında işgücü piyasası oldukça katı. Mesela ABD'ye bakalım, en kötü kriz durumunda bile işsizlik oranı çok nadiren yüzde 6-7'nin üzerine çıkıp orada kalıyor. O noktaya çıkıyor ama daha sonra tekrar onun aşağısına iniyor. Orada ne kadar esneklik varsa o kadar istihdam yaratıldığı ve işlerin daha kolay yaratıldığı anlamına geliyor."
Yeni Ar-Ge reformuna da değinen Şimşek, "Kamu sektörü çok para akıtabilir buna... Ama Ar-Ge çalışmasını daha çok özel sektör yapmalı. Biz ülkemizde araba üretiyoruz ve Avrupa'ya ihracat yapıyoruz. Ama neden arabalar Türkiye'de tasarlanmasın? Türkiye'de tasarlanan arabalara da ihtiyacımız var. Dolayısıyla Ar-Ge ve daha yüksek katma değerli işler Türkiye'ye gelsin..." görüşünü aktardı.
Bakan Şimşek, reformların sürdürülmesi için makro ekonomik ve siyasi istikrarın da büyük önem taşıdığına işaret ederek, kamu ve özel sektör arasında diyaloğa önem verilmesi ve iş yapanların ihtiyaçlarının mutlaka dinlenmesi gerektiğini söyledi.
Küresel finans piyasalarındaki krizin, bu krizin ortaya çıkmasına katkıda bulunmayan ülkeleri de etkilediğini belirten Şimşek, "Bu krizle başa çıkmanın en iyi yolu reform yapmak. Bu krizi reform yapmak için bir fırsat olarak görebilirsiniz. Ve yapabileceğiniz belki de en iyi reform da, yatırım ortamının iyileştirilmesidir" diye konuştu.
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...